Boğaziçi Üniversitesinde gerçekleşen 14. BURA Olağan Genel Kurulunda yaptığı açılış konuşması, 1.7.2018

Sayın Cumhurbaşkanım,

Değerli Misafirler,

14.  Boğaziçi Üniversiteliler Derneği Olağan Genel Kurulu vesilesiyle Üniversitemizi şereflendirmenizden onur duyduk. Hoşgeldiniz.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Himayelerinizde gerçekleşen TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreninde vurguladığınız bir konu özellikle dikkatimi çekti ve hafızamda yer etti. Dediniz ki bilimsel alanlarda başarılı olmak için maddi kaynaklar, mekân veya diğer altyapı değil her şeyden önce azimle çalışacak, bilime susamış insanlara ihtiyaç vardır. Bu sözlerinizi dinlerken Üniversitemi ve başarılarıyla tanıdığımız diğer üniversitelerimizi hatırladım.

Müsaadelerinizle,  bana ayrılan bu kısa sürede Üniversitemi bu bakış açısıyla sunmak istiyorum.

Boğaziçi Üniversitesi yaklaşık 1,6 milyon metrekarelik bir alanda, İstanbul’un 3 eşsiz güzellikteki bölgesinde konumlanmış, 155 yıllık bir geçmişe sahip, dünya üniversiteler ölçeğinde orta büyüklükte ve hatta küçük sayılabilecek öncü bir üniversitedir.

Kurulduğundan bu yana disiplinlerarası etkileşime çok önem veren 4 fakültesi, 6 enstitüsü ve 2 yüksekokulu barındırır hale gelmiştir. Zaman içinde bu bünyede 31 Uygulama ve Araştırma Merkezi, 141 araştırma laboratuvarı oluşmuştur. 

437 tam zamanlı akademik kadro ile hem araştırma hem de yükseköğretim faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz. Öğretim üyelerimizin 4’de 3 lük bir kısmı, çoğunluğu ABD’de olmak üzere alanlarında lider üniversitelerden, geri kalanı da ülkemizin başarılı üniversitelerinden akademik derecelerini hak etmişlerdir. %10 kadar başarılı öğretim üyemiz de farklı ülkelerden aramıza katılmıştır.

Rekabetçi bir yaklaşımla, başarılarını kanıtlayan adaylar akademisyen olarak aramıza katılırken, yükseltme süreçlerinde de liyakat ve başarı, her zaman öncelikli ilkelerimiz arasında olmuştur.

Boğaziçi Üniversitesine öğrenci olarak girdiğimden bu yana değişmeden tanıklık ettiğim ve bizzat yaşadığım bir konu, bu seçkin akademisyenlerin öğrencileri kampüse ayak attığı andan itibaren nasıl değerli bir birey olarak karşıladığı, mezun olana kadar da adeta bu değerine değer katacak şekilde, onların gelişmesine ne denli katkıda bulunduğudur. 

Ama inkâr edilemez bir gerçek de bilime susamış insan kaynağımızın bir diğer önemli boyutunun öğrencilerimiz olduğudur.  2017’de de ülkemizin en başarılı gençlerinin büyük bir çoğunluğunu Üniversitemize çekebilmeyi başardık çok şükür. Bu en az son 35 yıldır bu şekilde oldu. Şüphesiz, bir parça da olsa,  tarihi güzel mimarinin, Boğazın eşsiz güzelliğinin payı vardır bu başarıda. Ama asıl başarının bu gençleri cezbeden kaliteli akademik ortamı tesis eden ve bu ortamı şekillendiren akademisyenlerimiz olduğuna inanıyorum. Kendi değerleriyle, meraklarıyla aramıza katılan bu gençler bir yandan Üniversitemizin değerine değer katarken, mezun olduklarında özgüvenleri artmış, ilkeli, azimli başarılı bireyler olarak topluma karışmakta ve hangi işte olursa olsun, hangi ülkede olurlarsa olsunlar başarılarıyla Boğaziçi’mizi onurlandırmaktadırlar.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Boğaziçi Üniversitesi yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle de, ülkemiz akademisyen ve araştırmacı sayılarının artmasına katkı sağlamaktadır. Daha öğrencilikleri döneminde kaliteli yayınlarıyla, girişimci yaklaşımlarıyla uluslararası başarı düzeyini yakalamış, grafikte yeşil ve turuncu olarak görülen lisansüstü öğrencilerimizin sayısı, toplam öğrenci sayımızın üçte birine yaklaşmıştır.  Bu sayı uluslararası başarılı üniversiteler düzeyine yaklaşmaktadır.

Amacımız, tescillenmiş bir araştırma üniversitesi olmanın bilinciyle lisans öğrencilerimizi en azından sabit tutabilmek ve yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizin sayılarını daha da arttırmaktır. Yine grafikte görüldüğü üzere yeşil olan yüksek lisans ve turuncu doktora öğrencilerimizin artış oranı, mavi lisans öğrencilerimizin artışına oranla bariz ve bilinçli bir şekilde fazladır.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Bu stratejimizi gerçekleştirebilmemizde sizden ve yükseköğretim kurulundan aldığımız destekleri, moral olmanın ötesinde yükseköğretim sistemimizin küresel rekabeti açısından çok önemli buluyoruz ve bu kapsamda size teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bunun en somut örneklerinden birisi Ülkemizin doktoralı insan kaynağının geliştirilmesine yönelik başlattığınız 100/2000 YÖK doktora burs programıdır.

Bu aynı zamanda araştırma çalışmalarının artması anlamına gelmektedir. Bu yaklaşım araştırma etkinliklerimizi ve sonuç olarak araştırma kaynaklarının artmasını sağlamaktadır. Bugün için araştırma bütçemiz 70 Milyon TL düzeyine ulaşmıştır. 

Üniversitemizin önemli bir diğer kurumsal destekçisi Boğaziçi Üniversitesi Vakfı’dır. Oluşturduğu fonlarla bir yandan akademik çalışmalara teşvik mekanizmaları geliştirirken, diğer yandan da Üniversitemizin köklü kültürel yapısına, öğrencisine destek olmak isteyen mezunlarımıza, mezun oluşumlarımıza, Boğaziçi Üniversitesi dostlarına üniversitemize destek olacakları yöntemler geliştirmektedir. Bu faaliyetleri tek tek sayıp değerli vaktinizi almak istemiyorum.

Ancak çok önemsediğimiz bir destek öğrencilerimize yönelik burslardır. 2017’de bu desteğimizi daha da arttırarak 4,5 Milyonluk TL’lik bir fonla 7047 çeşit bursla 4002 öğrencimize destek olduk.

BÜVAK’ın eliyle gerçekleşen Üniversite desteklerimiz oldukça çeşitli. Bu vesileyle özellikle Akademik Teşvik ve Kültürel Faaliyetlerimize destek olan kurumsal bağışçılarımıza ve burada sayamayacağım kadar çok şahsi bağışçılarımıza şükranlarımızı iletmek isterim.

Sonuç:

Bütün bu çabaların sonucunda bizim için en değerli başarı mezunlarımızdır. Gittiğimiz her kurumda yönetici, mühendis, araştırmacı olarak karşımıza çıkan mezunlarımız ve daha da önemlisi onların başarı hikâyelerinden duyulan mutluluk anlatılamaz, ancak yaşanır.

Bir de tabi ister istemez başarıyı ölçümleyen kurumların sonuçlarına da bakıyor ve eksik olduğumuz, geride kaldığımız alanları tespit etmeye çalışıyor ve daha iyisini yapmanın yollarını araştırıyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanım;

Hamdolsun ki bu sıralamaların tamamında Üniversitemiz ülke içinde en üstlerde yerini alıyor. Son yıllarda Boğaziçi dâhil ülkemiz üniversitelerinin bu listelerde geriye kayıyor olmasından bir parça endişe duymakla birlikte, daha zor koşullarda buralara tırmanabilmiş tecrübeli kurumlar olarak ümidimizi yitirmiyoruz.

Özellikle tavsiyeleriniz ve yönlendirmelerinizle Yükseköğretim Kurulumuz tarafından yakın zamanda başlatılan, idari ve mali özerkliğe sahip Kalite Kurulunun çalışmalarının ülkemiz üniversitelerinin bu listelerde hızla yükselmesini sağlayacağına inanıyoruz.

Ülke içinde birinci olduğumuz listeler yüzümüzü güldürse de bunu henüz yeterli görmüyoruz. Çok yakın bir zamanda başarımızı devam eden desteklerle daha ileri bir düzeye çıkaracağımızı ifade etmek isterim.

Girdiğimiz listede 100 tam puan almak mümkünse onu alan Türkiye Cumhuriyeti Üniversitesi olacağımıza inanıyor ve o azimle çalışıyoruz.

Birlikte çalıştığım, maddi öncelikleri geride bırakıp kendilerini ilme ve öğretmeye adamış 437 arkadaşımın aslında göreceli olarak çok daha az bir bütçeyle dünyada ön sıralarda olunabileceğini bir ölçüde gösterebildiğini düşünüyorum. Boğaziçi Üniversitesi’yle 2018’de aynı sırada olan Florida State Üniversitesi’nin bütçesini karşılaştırdığımızda bu işin sadece güçlü bütçeyle değil daha çok kendini bilime adamış insanlarla olduğu görülüyor. Yine de insan soramadan edemiyor. Bu maddi kaynak Boğaziçi ve diğer başarılı üniversitelerimizde olsaydı…

Daha az kaynakla daha çok iş yapabilmenin bir yolu da odaklı çalışmak. Bu bilinçle Üniversitemizde uzmanlaşmaya önem veriyor ve stratejik planlarımızı bu yönde yürütüyoruz. 

Sayın Cumhurbaşkanım;

Bu konuyla doğrudan ilgili, yine sizin yönlendirme ve tavsiyelerinizle başlatılan Üniversitelerimizin misyon farklılaşması ve ihtisaslaşması ve araştırma üniversiteleri belirleme ve destekleme çalışmalarını son derece önemsiyoruz.  Araştırma Üniversitelerinden biri olarak bu program kapsamında YÖK tarafından başlatılacak özel destek programları ile üniversitemizin uluslararasılaşması ve küresel yükseköğretim alanında rekabeti açısından önemli katkısı olacağına yürekten inanıyoruz.

Yine dünyadaki örneklerinden biliyoruz ki başarılı üniversitelerin en büyük destekçilerinden biri de, önemli bir paydaş olarak mezun oluşumlarıdır.

Bu kapsamda BURA bizim önem ve değer verdiğimiz mezun derneklerimizden biridir. Bu vesileyle BURA üyeleri mezunlarımıza başarılı bir Genel Kurul diler, görev alacak yeni ekiple birlikte üniversitemizi ve dolayısı ile de ülkemizi yücelten, yükselten daha nice projelerde birlikte çalışma umudumu ifade etmek isterim.

Sabrınız için teşekkür eder, saygılar sunarım.