Boğaziçi Üniversitesi Tarsus Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezi Açılış Konuşması, 18 Şubat 2017

Sayın Kültür ve Turizm Bakanım, Sayın Kalkınma Bakanım, Sayın Mersin valim, Sayın Milletvekillerim, Sayın Tarsus Kaymakamım ve Belediye başkanım, Değerli meslektaşlarım ve kıymetli misafirler, Boğaziçi Üniversitesi olarak sizleri üniversitemizin Tarsus-Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezinin açılışında görmekten çok mutluyuz. Hoş geldiniz! Bu güzel günümüzde bizleri onurlandırdınız, sevincimize sevinç kattınız! 
 
Ülkemizin her yıl en iyi 1000 öğrencisinden yaklaşık 700' ünün tercih ettiği Boğaziçi Üniversitemizin başlıca amacı bu çok kıymetli, çok zeki öğrencilerimizi, değerlerine değer katarak mezun etmek olmuş ve bunu 150 yıldır da başarıyla sürdüren köklü kültür ve geleneklerimiz sayesinde Boğaziçi Üniversitemiz   tercih edilmeye devam etmiştir.

Bu başarının başlıca sırrı,  aramıza katılan bireyleri bilimle donatırken aynı zamanda bilgi üretebilecek ve bilgisini insanlık adına faydaya dönüştürebilecek beceriler kazandıran bir iklim sunabilmekte yatmaktadır. Bu üniversitemizin en temel ortak idealidir.

Boğaziçi Üniversitesi Tarsus Gözlükule Kazıları Araştırma Merkezi üniversitemizin 6 rektör dönemini kapsayan, kurumsal iradenin ve ortak akademik idealin bir tezahürüdür. Bu vesile ile merkezin oluşumuna en başından bu yana hassasiyetle destek veren önceki rektörlerimiz Prof. Dr. Üstün Ergüder,  Prof. Dr. Sabih Tansal, Prof. Dr. Ayşe Soysal, Prof. Dr. Kadri Özçaldıran ve Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu’na çok teşekkür ediyorum.

Bir ülkeye sahip olmak ve korumak aynı zamanda o ülke coğrafyasının barındırdığı tarihi mirası ve kültürel değerlerini korumakla, onlara sahip çıkmakla mümkündür. Ülke olarak bu bilince sahip olduğumuzun somut örnekleri olan  bu ve benzeri kazı ve  araştırma  merkezlerinin doğması eminim benim kadar sizleri de mutlu etmektedir. 2001'den bu yana artarak devam eden Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Kalkınma Bakanlığı destekleri   Prof. Dr. Aslı Özyar gibi değerli bir hocamızın  azmi ve hayali  ile birleştiğinde ortaya dünyaya  çağdaş anlayışa standart olabilecek bir arkeoloji araştırma merkezi çıkartmıştır. Bu nedenle, huzurlarınızda hem Aslı hocamızı hem de tüm araştırma ekibimizi bu anlamlı çalışmalarından dolayı tebrik eder ve çok  teşekkür ederim.

1930’larda başlatılan Gözlükule höyüğü  kazıları sayesinde artık; Tunç Çağı, Hititler, Abbasiler ve Roma dönemlerinde Anadolumuzu şekillendiren yerel yaşam tarzlarını, mimari unsurları daha iyi tanıyoruz, biliyoruz. Ve nihayet 2000’lerde bu kazılar ve araştırmalar ülkemizin yetiştirdiği bilim insanları,  üniversitemiz tarih ve arkeoloji hocaları tarafından, yapılabilir, yönetilebilir ve sürdürülebilir hale gelmiştir.

Bu projenin gerçekleşmesiyle, amaç birliği sağlandığında nelerin yapılabileceğini görmüş, Tarsus ve Boğaziçi Üniversitesi arasındaki 910 kmlik uzak sayılabilecek bir mesafenin dahi bilimsel birikimlerimizi ülkemizin güzide yerlerine eriştirmemize engel olamadığını anlamış ve daha da cesaretlenmiş bulunuyoruz. Temennimiz ve hedefimiz  bu tür girişimlerimizi sürdürerek ülkemizin kalkınmasına ve bilimsel gelişimine katkılarımızı daha da üst seviyelere taşımaktır.

Bildiğimiz gibi merkezimiz 1980’lerde işlevini yitiren, akabinde tescillenerek kamulaştırılan ve 2000’li yıllarda Boğaziçi Üniversitesi’ne tahsis edilen eski bir çırçır fabrikasında yer alıyor. Böylelikle Türkiye tarihine damgasını vurmuş önemli sanayi ve ekonomik değerlerden birinin anısını da en güzel şekilde yaşatmış oluyor ve bir başka açıdan da, ekonomik ve kültürel mirasımıza sahip çıkarak, yıkılmaya yüz tutmuş bir tarihi mekanı kazanmış bulunuyoruz. Bu eser öğretim üyelerimizle Üniversite yönetiminin işbirliğini gerektiren kollektif bir çalışmanın ürünüdür. Katkı sağlayan tüm hocalarımıza teşekkür ederken, çalışmanın öncülerinden olan ve bugün artık aramızda bulunmayan, mimarlık bilgisini tarih ve arkeoloji ile bütünleştiren değerli bilim adamı,  hocamız Günhan Danışman’ı da saygı,  sevgi ve rahmetle anıyorum.

Ayrıca, Yıllardır bu uğurda  özveriyle çalışan üniversitemiz Yapı İşleri daire başkanlığına; çok titiz ve özenli yaklaşımı için Sayka inşaata; uzun süredir  bugünkü organizasyonun  heyecanıyla yaşayan Kurumsal İletişim direktörlüğümüze teşekkür ederim. Ekibimize bu süreçte  desteklerini esirgemeyen Mersin Valiliğine ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, Tarsus Kaymakamlığına, Adana Müzesi Müdürlüğüne, Tarsus Müzesi Müdürlüğü’ne, Tarsus Belediyesi’ne ve Tarsus Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkür ederiz.

Son olarak ve en çok bu binayı yıllar önce Boğaziçi Üniversitesi’ne tahsis eden Kültür ve Turizm Bakanlığına sayın bakanımız Nabi Avcı nezdindeproje süresince yatırım desteklerini esirgemeyen Kalkınma Bakanlığına  sayın Bakanımız Lütfi Elvan nezdinde teşekkür ederim. Siyasi iradenin kurumsal bir duruşla sürdürdürdükleri vizyoner  yaklaşım olmadan bu merkezimizi ortaya çıkartmamız mümkün olamazdı.

Gerek Sayın Bakanımız Nabi Avcı gerekse  Sayın  Bakanımız Lütfi Elvan Boğaziçi  Üniversitemizi sadece bu merkezimizle ilgili çalışmalarda değil her konuda destekleyerek, görüşlerini paylaşarak, üniversitemizin özellikle kültürel mirası koruma konusundaki gayretlerine ve bilginin teknolojiye dönüşmesinin önünü açacak yatırımlarına bizzat destek vermektedirler. Kendilerine minnettarız.

Saygılarımla